Bazen o kadar yorgun, dalgın ve odaklanamaz hâle geliyoruz ki, beynimiz boş bir fıçı gibi oluyor. kendimizi bir hayal dünyasında gibi hissediyoruz. İşte bu, modern dünyanın sessizce getirdiği bir tehlikenin habercisi olabilir, beyin çürümesi kulağa ürkütücü geliyor, değil mi?
Bu gidişatı fark ettiğimiz anda, beynimizi korumak ve yeniden canlandırmak mümkün. Peki beyin çürümesini önlemek için neler yapabiliriz?
1. Bilgi Tüketimini Yavaşlatmak
Her gün maruz kaldığımız bilgi miktarı, geçmişte bir insanın yıllarca edindiği bilgiye eşit. Sosyal medyada saniyeler içinde yüzlerce gönderiye maruz kalıyoruz. Bu durum beynimizi sürekli tetikte ve yorgun bir halde tutuyor.
Bunun yerine, bilinçli bilgi tüketimiyle başlayabiliriz. Günlük sosyal medya kullanımına bir sınır koymak, bildirimleri kapatmak ve zamanımızı gerçekten ilgimizi çeken, kaliteli içeriklerle değerlendirmek iyi gelebilir.
2. Molalar Vermek
Kahve ya da çay molası yaparken bile yine telefonla uğraşıyoruz.Oysa beynin gerçek anlamda dinlenmeye ihtiyacı var. Sessiz bir ortamda sadece oturmak, bir fincan çayla camdan dışarıyı izlemek bile beynimiz için çok iyi bir dinlenme olabilir.
Ara sıra hiçbir şey yapmamak, aslında beynin kendini toparlaması için büyük bir fırsat. Bu yüzden boş otururken telefonla uğraşmamalıyız.
3. Kaliteli Uyku
Beynimiz gün boyunca öğrendiklerini, hissettiklerini uyku sırasında işler. Ancak gece geç saatlere kadar ekranlara maruz kalmak, beynin bu toparlanma sürecini yavaşlatıyor. ”Mavi ışık, melatonin hormonunun salgılanmasını engelleyerek uykunun kalitesini düşürüyor”.
Beyninizi dinlendirmek istiyorsak, uyumadan en az bir saat önce ekranlardan uzaklaşmalısınız. Yatak odanıza telefonu koymayınız çünkü telefon sizi tetikleyebilir.
4. Zihni Aktif Tutmak
Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştırılmadığında zayıflar. Bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek veya enstrüman çalmak gibi aktiviteler beynin farklı bölgelerini çalıştırır ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
Sürekli telefonla uğraşmak yerine üretici olmayı deneyin. Örneğin; yazı yazın, resim çizin, fikir geliştirin. Bu aktiviteler beyni sürekli aktif tutar. Ayrıca bir şeylerle uğraştığınız için telefonla daha az zaman geçirirsiniz.
5. Hareket Etmek Beyni Canlandırır
Fiziksel hareket, beynin kan akışını artırır, mutluluk hormonlarını harekete geçirir. Günde sadece 20-30 dakikalık bir yürüyüş bile zihinsel yorgunluğu azaltır.
Beyin çürümesini önlemek istiyorsanız, bedeninizi de ihmal etmeyin. Oturduğunuz yerden kalkın,spor yapın. Mesela futbol, voleybol, basketbol vb. birçok spor türüyle uğraşabilirsiniz. Kampa ya da doğa yürüyüşlerine katılabilirsiniz.
6. Duygusal sağlığınıza dikkat etmek
Sosyal medyada başkalarının hayatlarına bakarken, kendi hayatımızı sorguluyoruz çoğu zaman. Bu da kaygı, stres ve özgüven eksikliğinide beraberinde getiriyor. Sağlığımız, beyin sağlığımızın doğrudan bir parçasıdır.
Kendinize karşı nazik olun. Kıyaslamaktan uzak durun. Herkesin hayatı dışarıdan güzel görünebilir ama içini sadece kendisi bilir. Duygularınıza alan tanımak, zihinsel sağlığın temelidir.
Sonuç Olarak;
Beynimiz bizim en büyük hazinemiz. Onu ihmal ettiğimizde yorulur, zayıflar, bulanıklaşır. Ama ona iyi baktığımızda kendimizi hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak çok daha iyi hissederiz.
Beyin çürümesini önlemek çok zor bir şey değil aslında. Fark etmekle, küçük ama istikrarlı değişikliklerle mümkün. Gün içinde birkaç dakikayı sessizliğe, huzura ve kendinize ayırarak başlayabilirsiniz. Bu farkındalık bile başlı başına bir dönüşümün başlangıcıdır.
Unutmayın ki beyniniz sizinle birlikte yaşlanır, ama sizinle birlikte genç de kalabilir. Ona nasıl davrandığınız her şeyi değiştirir.
Kaynakça